12 Eylül 2007

İçimde biri var



Yok yahu! İçime kimseyi almış değilim. İçimde derken, midemde, bağırsaklarımda, beynimde, sikimde, yani her yerimde biri var demek istiyorum. Aslında birileri de var diyebilirdim, ama bu birinin tekilliğinden yahut çoğunluğundan emin olamadığım için böyle söyledim.
Peki içimde, muhtelif organlarımdaki bu biri ne yapmakta? Fasulye pişirmiyor takdir edersiniz ki. Saydığım organlarımdaki işlevlerini kabaca özetlersem: Midemi bulandırıyor, bağırsaklarımı bozuyor, beynimi kemiriyor, sikimin boyutunun değişmesini engelliyor vs..
Görüldüğü üzere pek anlaşamıyoruz kendisiyle. İlginç aslında; uzun zamandır tanışıyor, aynı bedeni paylaşıyor olmamıza rağmen hep birbirimizin işlerini aksatırız. Devamlı bir savaş halindeyiz kendisiyle. Bu devamlı savaşın halihazırdaki sonuçlarına göre söylemeliyim ki, galip ben değilim. Bizimki diğer savaşlardan farklı olarak galibi olabilen bin savaş. Arada gerilla taktiğiyle saldırıp ufak tefek zaferler elde etsem de, o biri hep bir adım önde. Neden? Çünkü bir sonraki adımımı biliyor şerefsiz. Fekat içinde hissedenin ben olmamdan ileri gelen dezavantajdan ötürü, bırakın onun bir sonraki adımını tahmin etmeyi, adımlarını sıralayıp, yapacağını yaptıktan sonra farkına varıyorum birisinin içimde yürüdüğünün. Mesela bu son, başı sonu belli olmayan salak cümleyi de, ellerimdeki birisi yazdırmış olabilir. Yazıyı bitirip gönderdikten sonra anlayabileceğim ancak onun olup olmadığını. Öyle boktan bir durum. O bana istediği gibi hasar verebilirken, benim kendisine yaptığım en büyük etki, kafam iyiyken kendisiyle konuşmak oluyor. Konuşmak "derken", tartışmak, bağrışmak aslında. Onunla kavga ederken sinirleniyorum, o kıs kıs gülüyor hep. Sıçtımının birisisi.
Hayatımdaki bütün olumsuzlukların, yanlış kararların sebebi bu biridir.


Ne, yoksa sizin de mi içinizde biri var?!

Hahahahahahaha

05 Eylül 2007

yavaş geri

İnceden bi giriş yapalım bakalım. Her şey olabilir.